Turbo teknolojisinin kaynağı 1900’lü yıllara kadar uzamaktadır. Daimler ve Dıesel’in zamanında, düşünce aşamasındaki fikirleri, yanan havayı sıkıştırıp yanma odasına daha hızlı göndererek yakıt tasarrufu sağlamaktı. Ayrıca motor gücünü de arttırmayı hedeflemektelerdi. Kaderin bir cilvesi gibi bunu başaran başka biri oldu ve İsviçre’de Alfred Büchi zehirli gaz turbo şarzında başarılı oldu. %30 üzerinde extra güç elde edebildi. Turbo Şarzlarının sektörde başlangıcı bu şekilde oldu.

İlk kullanım alanı büyük hacimdeki deniz araçlarının motorlarında nefes almaya başlanan sistemler, otomotiv sektöründe ilk önce nakliye kamyonlarında baş göstermeye başladı. 60 yılların başında ilk yolcu araçlarına uygulanmaya başlanan turbo sistemleri şans eseri seçilen araç modellerinin güveninirliği düşük olmasından, hiç ön plana çıkamadı. Bu noktada teşekkür etmemiz gerek araç, Oldsmobile Jetfire 62 dir. 215 beygirlik V8 motor kullanılan bu araç turbonun belirli devirlerde çalışmaması yüzünden rağbet görmemiş ve müşteri inancını kaybetmiştir. Ancak daha sonraki turbo teknolojileri için bir adım olmuş ve bu günlere gelmiştir.

1970lerin başlarındaki petrol krizi, çoğu tasarımcının ve markaların tasarruf çözümlerine odaklanmasına sebep olmuş, bilinen tek çözümün üzerine yani turbocharger’ın üzerinde çalışılmasına neden olmuştur. Daha sonraki yıllarda emisyon oranındaki düzenlemeler, çevre duyarlılığı, ağır ticari araçların hepsinde turbo desteği kullanılmasına sebep olmuş ve bu günümüze kadar devam etmiştir.

Binek araçlarda popüler yarış araçlarının ve Formula Organizasyonunda bulunan araçların turbo kullanmalarına izin veren kural ile Turbo Charger Hız ve güçle anılmaya başlanmış ve çok popüler olmuştur. Bu moda ayrıca sanılanın aksine hemen eskimiştir.. Çünkü benzinli araçların turbo ile desteklenmesi güç konusunda tatmin ediciydi ancak aşırı derecede de yakıt harcamaktaydı.

Tam anlamı ve üretilme amacına uygun olarak turbo sisteminin kullanılan seri üretim aracı Mercedes BENZ 300 SD dir. Bu aracın piyasaya sürülüş tarihi 1978 yılında olmuştur. Turbo Dizel olarak anılmasına (TD) ile başlayan kısaltmaların babası sayılabilir. Onu takip eden yıllarda Wolksvagen Golf modelinde 1981 yılında TDI olarak kullanmış ve bu büyük iki marka Turbocharger’ı artık standart hale getirmiştir.

Bir asır boyunca her şeye rağmen vazgeçilmeyen bu sistem, eskiden güç ile anılırken şimdilerde dizel araçlarda ve hatta benzinli araçlarda yakıt tasarrufu sağlayan etken olarak görülmektedir. Araçların günümüzde çevre duyarlılığından uzak olarak algılanması bile bu etiketi karalayamamıştır.

Şu ana kadar bunları gezdiniz.

Herhangi bir ürün gezmediniz